Türk tekstili 2026'da düze çıkabilecek mi? Sektörde kriz derinleşiyor
Türk tekstil ve hazır giyim sektörü 2026'ya büyük kayıplarla girdi. Son 3 yılda 380 bin istihdam kaybı yaşayan sektör, ayakta kalmak için kur ve faiz desteği bekliyor.
ACİL HOST / İSTANBUL, TÜRKİYE
Avrupa Birliği'nin en önemli tedarikçilerinden olan Türk tekstil ve hazır giyim sektörü, 2026 yılına ağır üretim ve istihdam kayıplarıyla girerken; şirketler hayatta kalabilmek için acil kur ve faiz düzenlemesi bekliyor.
Türkiye ekonomisinin geleneksel üretim lokomotifi olan sektör, yüksek enflasyon ve artan maliyetler nedeniyle son yılların en zorlu dönemini yaşıyor. Veriler, son üç yıl içerisinde sektör genelinde 380 bin kişinin işini kaybettiğini ve sadece 2025 yılında 4 bin 500'den fazla şirketin kapandığını gösteriyor. Sektör temsilcileri, dünya pazarlarındaki rekabet güçlerini koruyabilmek adına hükümetten özel bir stratejik koruma kalkanı talep ediyor.
İhracat rakamlarında kan kaybı ve ithalat baskısı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan güncel verilere göre, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 6,3 düşerek 16,8 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde tekstil ve hammaddeleri ihracatı da yüzde 0,8 kayıpla 9,4 milyar dolar seviyesinde kaldı. Toplam ihracatın yaklaşık yüzde 13'ünü temsil eden emek yoğun dokuma sektörlerindeki toplam kayıp 1,5 milyar doları bulurken, Türkiye’nin küresel hazır giyim pazarındaki payı 35 yıl sonra ilk kez yüzde 3’ün altına düştü.
Öte yandan, yerli üretici dış pazarda güç kaybederken iç piyasada da ithalat baskısı artıyor. 2022 yılında 2,6 milyar dolar olan hazır giyim ve tekstil ithalatı, 2025 sonunda iki katına çıkarak 5 milyar dolara ulaştı. Bu tablo, yerli üreticilerin iç pazardaki hakimiyetini de yabancı firmalara kaptırmaya başladığını tescilledi.
Sektör temsilcilerinden Ankara'ya çıkarma hazırlığı
TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclis Başkanı Şeref Fayat, 2026 yılının en az geçen yıl kadar zorlu geçeceğini öngörüyor. Döviz kurunun baskılanması ve kredi maliyetlerinin yüksek seyretmesinin sektörü nefessiz bıraktığını belirten Fayat, istihdamın korunması için desteklerin artırılması gerektiğini vurguluyor.
Sektör paydaşları, çözüm önerilerini içeren bir talep listesiyle Ankara'nın kapısını çalmaya hazırlanıyor. İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan’ın aktardığına göre, önümüzdeki dönemde kurulacak özel komitelerle hükümet nezdinde şu talepler dile getirilecek:
-
İstihdam desteğinin çalışan başına 6 bin TL’ye çıkarılması,
-
Asgari ücret desteğinin 2 bin 500 TL seviyesine yükseltilmesi,
-
Döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10 olarak uygulanması.
Hükümetin yeni destek paketi yeterli mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde KOBİ'lere verilen çalışan başına aylık 2 bin 500 liralık desteğin 2026'da 3 bin 500 liraya yükseltileceğini ve büyük ölçekli firmaların da programa dahil edileceğini duyurmuştu. Bu adımı olumlu bulan Şeref Fayat, "Hükümet bize istihdamı korumamız karşılığında asgari ücret zammının bir kısmını üstleneceğini söylüyor. Ancak asıl rahatlama, yılın ikinci yarısında finansman maliyetlerinin düşmesiyle hissedilebilir" değerlendirmesinde bulundu.
"Kendi kendimizi kurtarmak zorundayız"
ETHİB Başkanı Jak Eskinazi ise mevcut politikalara daha eleştirel yaklaşıyor. Enflasyondaki düşüşün sağlıklı olmadığını savunan Eskinazi, "Katma değerli üretime yönelin" telkinlerinin sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini dile getiriyor. 1,5 dolara mal edilen bir ürünün 20 dolar seviyelerinde ihraç edildiğini hatırlatan Eskinazi, "Bizdeki katma değer pek çok sanayi sektöründe yok. Ancak artık bir şey beklemeyi bıraktık; kendi pazarımızı kendimiz yaratmak, kendimizi kurtarmak zorundayız" ifadelerini kullandı.













