Mesajlaşma Kültürü, İletişimin Doğasını Değiştirdi: Gençlerde Yeni ‘Dijital Lehçe’ Oluştu

Uzman Dr. Öznur Kırmızısakal, yazılı mesajlaşmanın denetim duygusu sunduğunu ve kısaltmalarla 'dijital lehçe' yarattığını belirtirken, bunun modern bireyin mahremiyetini koruma biçimi olduğunu söyledi.

Mesajlaşma Kültürü, İletişimin Doğasını Değiştirdi: Gençlerde Yeni ‘Dijital Lehçe’ Oluştu

ACİL HOST / İSTANBUL, TÜRKİYE — 12 KASIM 2025

Yazılı mesajlaşmanın, özellikle genç kuşaklar arasında, görüntülü ve sesli aramalara kıyasla açık ara daha fazla tercih edildiğini dile getiren İletişim Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bunun nedeni yalnızca pratiklik değil, yazılı iletişimin sağladığı denetim duygusu. Mesaj, hem zaman hem de ifade üzerinde bir kontrol alanı sunar” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, yazılı iletişimin dijital ortamlarda yoğunlaşmasının, dili hem sadeleştirdiğini hem de hızlandırdığını söyledi:

“Bu hız; kısaltmaların, ses taklitlerinin, melez dillerin yaygınlaşmasına yol açtı. Örneğin ‘nbr’, ‘slm’, ‘ok’ ya da İngilizce kelimelerin Türkçe cümle içinde akışkan biçimde kullanılması, yeni bir ‘dijital lehçe’nin oluştuğunu gösteriyor.”

Yazılı İletişim: Modern İnsanın Kontrol Alanı

Dr. Öğr. Üyesi Kırmızısakal, mesajlaşma uygulamalarının iletişimi zamansal ve mekânsal sınırlarından arındırarak "her an ulaşılabilir olma" kültürünü doğurduğunu belirtti.

  • Kontrol ve Mesafe: Yazışmayı tercih etmek, yüz yüze veya sesli konuşmanın gerektirdiği doğrudanlık ve açıklık yerine, söylenmek istenenle söylenebilecek olan arasına bir mesafe koyar. Bu mesafe, birey için duygusal bir tampon görevi görür.

  • Çoklu Mevcudiyet: Yazılı mesajlaşma, çoklu mevcudiyet çağının en işlevsel araçlarından biridir. İnsanlar aynı anda birden fazla iletişim kanalında bulunabilir, yanıt verme zamanını erteleyebilir ve sessizliği bile bir stratejiye dönüştürebilir.

Duygular Emojilerle Bedenselleşti

Yazılı iletişimin hız ve gündelikliğinin, dil kullanımını da dönüştürdüğünü ifade eden Kırmızısakal, “Gramerin, noktalamanın ve hatta kelime seçiminin bile daha duygusal, jestsel ve görsel biçimlerde yeniden tanımlanmasına yol açtı.” diye konuştu.

  • Dijital Jestler: Emojiler, GIF’ler ve sesli notların, yazının soyutluğunu bedenselleştirerek duyguları görsel ve işitsel biçimlerde somutlaştırdığını kaydetti. Bu dijital jestler, artık bir nefes veya tereddüt kadar anlam taşıyabilmektedir.

  • Samimiyetin Yeni Ritmi: Kırmızısakal’a göre dijital kültürde samimiyet, fiziksel bir mevcudiyetle ölçülmekten çıktı. Samimiyet artık yüz yüze “an”da değil, ekranlar arasında süren bir yazışmanın ritminde üretiliyor.

Genç Kuşaklar Savunma Mekanizması Olarak Yazıyor

Özellikle genç kuşaklarda sesli ya da yüz yüze konuşmaktan kaçınma eğilimi giderek daha görünür hale gelse de, Kırmızısakal bunun iletişimden geri çekilme değil, “iletişimdeki kırılganlığı yönetme biçimi” olduğunu savundu.

Yazılı mesajlaşma, kişiye “ikinci bir düşünme alanı” sağlayarak, öznenin kendini daha bilinçli ve kurmaca biçimde ifade etmesine olanak tanıyor. Bu, "anında yanıt verme baskısını" ortadan kaldıran ve gençlerin duygusal ritmini koruyan bir savunma mekaniği haline geliyor.

www.acilhost.net